
Bir nisana 64 gün kaldı.
Dalaman İyi Partinin adayının Dr. Sedat Kızıl olduğu kesinleşti. Daha önce aday olacağını açıklayan eski belediye başkanı Dr. Beyhan Korkut da Demokrat Partiden aday olacak. Böylece Dalaman seçmeninin karşısında adaylar netleşmiş oldu.
Bu aşamadan sonra yerel seçim sade vatandaşın çok daha yakın gündemi ve konuşulan konuların başında yer almaya başladı. Şimdi afişler, el ilanları, video programları ve ilgili medya ürünleri ve çokça da sosyal medya kullanılmaya başlanacak.
İlerleyen günlerde kanaatimce kendisini iddialı varsayan 4 adayın da kendi aralarında küçük siyasi sürtüşmeler ortaya çıkacak. Geçmişe yönelik tartışmalar açılacak. Bu tartışmaların dozu seçim günü yaklaştıkça daha da artacak ve hatta ummayalım ki bel altı vuruşlara da dönüşebilecek. Bunlardan herkes payını alacak.
Daha önce bir dönem belediye başkanlığı yapmış olan mevcut başkan ile Demokrat Parti adayı yaptıklarını da zaman zaman anlatacaklar. Geçtiğimiz yıllarda yaptıklarını anlatacak, yeni dönemde yapacaklarını dile getirecekler.
Diğer 2 aday da ilk kez aday olmaları hasebiyle neler yapacaklarını ve projelerini anlatacaklar. Projelerini gerçekleştirme yeteneğine haiz olduklarını halka anlatmaya çalışacaklar.
Yine bu 4 adayın seçim bürolarını ve ilçe başkanlıklarını vatandaşlar ziyaret edecekler. Aynı şahsı bir gün orada diğer gün burada görebileceğiz.
Kimi aday lider vasfını ve taraftarlarını öne çıkaracak, kimisi sakince projelerini anlatacak, kimi ise şunları yaptım şunları da yapacağım, kimi de Ankara’yı da arkama alacağım diyecek.
Seçmen defterini açtı ve not etmeye başladı.
Ha bir de unutmadan kısaca değinelim; meclis üyesi adayları da belirlenince yarış daha da bir farklı boyut kazanacak. Elbette takım önemli. O Takımda yer alanların liderin oylarına getirisi önemli.
Artık inanıyorum ki bu süreçte adayların bir seçenek ve vaad olarak kullanmamaları, kullanmaları halinde sırıtacakları bir konu var o da işe adam alma, belediyeye işe sokma söylemi olacak. Çünkü artık bu çok zor. Kimse bu vaadi kullanmasın. Çok özel şartlar haricinde bu iş vaadi zor görünüyor.
Bir de henüz temel altyapısı tamamlanmamışken uçuk kaçık denilebilecek ve yapılabilirliği mümkün olmayan, bütçesi olmayan ve toplam kamu yararı oluşturmayan vaadlerden kaçınılması ve vatandaş açısından da bu vaatlere prim verilmemesi gerekiyor. Keza biliyorum ki genel bütçeden Dalaman’ın aldığı belediye payı maaş ve özlük haklarına bile yetmiyor zaten.
Lakin Dalaman potansiyelleri itibarı ile Muğla ve Güneyege’nin çok önemli bir ilçesi. Bu açıdan yeise kapılmaya ve küçümsemeye yer yok. Daha Muğla’da ve Ege’de, batı akdeniz de bir yerlere gelmeden Dalaman’ı dünya kentine dönüştürme vaadleri ise biraz çap olarak henüz erken. Bizler projeler bazında bunlara dikkat edeceğiz.
Tabii kişi ve parti taassubu olan ve ne söylesen anlamayacak kitleyi kastetmiyorum burada.
Bir de sülalelere gireceğiz. Diyecekler ki “yahu filan aday iyi ama falan aday bizim amcaoğlu, köylüm , boylum”. Bunları da yaşayacağız. Ben inanıyorum ki son beş yılda Dalaman’a gelerek yerleşen ve henüz tam tahlil edemediğimiz seçmen kitlesi aradaki nüansı oluşturacaktır. Mikro milliyetçilik bakalım nereye kadar sirayet edecek.
Olabildiğince tarafsız değinmelerimiz devam edecek.
![]()
