CHP Muğla Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Süleyman Girgin, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleşen ‘’31.12.1960 Tarih ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’’ Görüşmeleri sırasında verdiği önergeyle işsizlik ödeneğinden yararlanma şartlarının esnetilmesini ve geçici, mevsimlik ve kampanya işçilerinin de işsizlik ödeneğinden yararlanmasını talep etti.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANMA ŞARTLARI ESNETİLSİN
CHP Muğla Milletvekili,
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Süleyman Girgin, Meclis Plan ve Bütçe
Komisyonunda gerçekleşen görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada; ‘’İşsizlik
Sigortası Kanunu, sigortalılara, işsiz kalmaları hâlinde destek sağlamak
amacıyla kurulmuştur. Fondan yararlanmak için, işçinin kendi istek ve kusuru
dışında işsiz kalması, sigortalı olması, işten ayrılmadan önceki son yüz yirmi
gün içerisinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olması ve son üç yıl içerisinde
en az altı yüz gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemesi gerekmektedir.
İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklikle işsizlik ödeneğine
hak kazanmak için yasada tanımlanmış olan son yüz yirmi gün prim ödeme şartı
hizmet akdine tabi olma şeklinde değiştiriliyor. Biz bunu destekliyoruz ama
sorunu çözmediğini de komisyonda belirttik, burada da tekrar belirtmek
istiyoruz’’ Diye konuştu.
MEVSİMLİK VE KAMPANYA İŞÇİLERİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANSIN.
Konuşmasında devam eden CHP’li Girgin; ‘’İşten çıkarılan işçi, son üç yıl içerisinde en az altı yüz gün prim ödemişse yine işsizlik parası alamıyor. Bu nedenle, mevsimlik ve kampanya işlerinde çalışan işsizler, işsizlik parası alamamaktadırlar. Kimdi bunlar? Otellerde ve tarımda çalışanlar. Bunlardan prim kesiyorsunuz ama bunlara işsizlik parası ödemiyorsunuz. Bu adaletli değildir, bunların düzeltilmesi gerekir’’ dedi ve özellikle Muğla bölgesinde yoğun olan mevsimlik ve kampanya işçilerinin sorunlarının bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını sürdüren CHP Muğla Milletvekili Süleyman
Girgin; ‘’İşsizlik parasına hak kazanan işçilere ödenen para da gerçekten başka
bir sorundur. Bugün itibarıyla, işçi işten çıkarıldığından alabileceği asgari
işsizlik parası 1.015 liradır, azami rakamsa 2.030 liradır. Açlık sınırının
2.000 lira olduğu ülkede işsiz kalmış bir işçiye “Bu parayla
geçinin.” demek, bu işçiyi açlığa mahkûm etmekten başka bir şey değildir.
İşsizlik sigortasında, 2018 sonu itibarıyla 136 milyar lira para birikmiştir.
Yani İşsizlik Sigortası Fonu’ndan daha yüksek düzeyde bir işsizlik parası aslında
verilebilir ama ne yazık ki verilmiyor. AKP, GAP’a para aktarmayı tercih
ediyor, AKP işverenlere para aktarmayı tercih ediyor, AKP bankalara düşük
faizli borç vermeyi tercih ediyor; İşsizlik Sigortası Fonu işsize değil,
bankalar aracılığıyla yandaş şirketlere kaynak olarak aktarılıyor.
FONDA 136 MİLYAR VAR, FAKAT İŞSİZE YÜZDE 1’İ BİLE ÖDENMİYOR.
Fonda 136 milyar lira birikmesine rağmen, işsizlere
fonda biriken kaynağın onda 1’i dahi aktarılmıyor. İşsizlere ödenen İşsizlik
Ödeneği’ni artırmak için bu Parlamento, bu durumdan görev çıkarmalıdır diye
düşünüyorum.
Türkiye giderek büyüyen bir ekonomik krizle karşılaşmış
durumda. Krizin faturası işçilere çıkıyor, işçiler kapının önüne konuluyor.
İşsiz sayısı her gün artıyor. Kasım ayında resmî işsiz sayısı 330 bin artarak 3
milyon 750 bine yükseldi. Gerçek işsiz sayısı ise 6,5 milyondur. İşsizlik
Sigortası başvurularında patlama yaşandı. Örneğin, Ağustos 2018’de 106 bin olan
İşsizlik Sigortası başvuruları son dört ayda yüzde 95 oranında artmış ve Kasım
2018’de 207 bine ulaşmıştır.
Bizim görevimiz, seçim yatırımları için bu fonun
yağmalanmasına olanak sağlayacak düzenlemeleri, yasaları yapmak değildir. Bizim
görevimiz, işsiz kalmış işçileri, emekçileri korumak, onlara işsiz kaldıkları o
çaresiz dönemde insanca yaşayabilecekleri bir gelir desteği sunmaktır. Kaynak,
bunun için vardır.
GELİN
BU GARABETİ ORTADAN KALDIRALIM
İşçilerin İşsizlik Sigortası’ndan gerçekten
yararlanabilmesi için gelin eksiklikleri giderme yolunu burada tartışalım. Örneğin,
“geçici işçi, orman işçisi” olarak “mevsimlik veya kampanya
işçisi” olarak tanımlanan ücretlilerin prim ödemelerine rağmen hukuken ve
fiilen İşsizlik Sigortası yardımına hak kazanamamaları garabetini ortadan
kaldıralım. Gelin, işçilerimizin insan onuruna yakışır bir işsizlik parası
almasını sağlayalım. Gelin, İşsizlik Sigortası’nın siyasi iktidarlar tarafından
talan edilmesinin önüne geçelim.
İşsizlik fonu işsiz kalan işçilerin zor günlerinde gelirsiz kalmamaları için
oluşturulan bir fondur.’’ Dedi



