TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ortaca Temsilciliği’nden 6 Şubat Uyarısı: “Bugün, Dünden Daha Hazır Değiliz!”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Ortaca Temsilciliği, on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı ve 200 binden fazlasının ağır hasar aldığı 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde kritik bir basın açıklaması yaptı. Temsilcilik, hayatını kaybedenleri saygıyla anarken, bu tarihi sadece bir anma günü olarak görmediklerini belirterek, “6 Şubat Depremlerinin 3. Yılında Bugün Dünden Daha Hazır Değiliz!” uyarısında bulundu.
“Deprem Beklenmedik Değil, Yıkım İnsan Eliyle Yaratılan Zaaflardan”
Açıklamada, Türkiye’de depremin “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığı, ne zaman ve nerede olacağı tam bilinemese de öngörülebilir ve etkileri azaltılabilir bir gerçek olduğu vurgulandı. Yıkımın büyüklüğünün depremin ölçüsünden ziyade; yapı üretim kalitesi, denetim niteliği ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekildi.
Farklı ülkelerde aynı büyüklükteki depremlerin bu ölçekte yıkıma yol açmadığına işaret edilen açıklamada, sorunun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğu açıkça ifade edildi. Ayrıca, yaşanan her büyük doğa olayının, bilimi, planlamayı ve denetimi dışlamaktan kaynaklı olarak birer afete dönüştüğü belirtildi.
Orta Büyüklükteki Depremler Bile Yıkıyor: Yapı Stoku Alarm Veriyor
TMMOB Ortaca Temsilciliği, Türkiye’de orta büyüklükte sayılabilecek depremlerde bile büyük yıkımların meydana geldiğini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6,1 ve 6 büyüklüğündeki depremlerde toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildiği bilgisi paylaşıldı. Yine geçen yıl Silivri açıklarında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin Marmara Bölgesi’nde yarattığı endişe, iletişim ağının çökmesi ve toplanma alanlarının yetersizliği gibi sorunların, olası daha büyük bir deprem için iyimser varsayımları güçleştirdiği belirtildi.
Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğu bir sır değildir denilen açıklamada, mevcut binaların çoğunun 2000 yılı öncesi inşa edilmesinin yanı sıra, son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla kaçak yapıların mühendislik hizmeti almadan yasallaştırıldığı eleştirisi getirildi.
“Resmi Rakamlar Ortada Ancak Bütüncül Bir Envanter Yok”
Açıklamada, resmi makamların verilerine de yer verildi. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu’nun 2023 raporuna göre ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre ise sadece İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğu ifade edildi.
Bu açık beyanlara rağmen, hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterinin oluşturulmadığına, hangi kentte kaç yapının riskli olduğunun net biçimde ortaya konmadığına dikkat çekildi. Temsilcilik, “Risk bilinmeden, öncelik belirlenmeden, etkili bir dönüşümden söz etmek de mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Afet Yönetimi Sadece Arama-Kurtarma Değildir
Depreme hazırlık konusunun ne yazık ki afet sonrasına sıkışan bir başlık olarak ele alındığı belirtilen açıklamada, asıl belirleyici olanın deprem öncesi yapılanlar olduğu vurgulandı. Okulların, hastanelerin ve kamu binalarının güvenliği konusunun şeffaf bir şekilde paylaşılmadığı için hâlâ net olmadığı ifade edildi. Afet yönetiminin sadece arama-kurtarma kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçüldüğü hatırlatıldı.
Bilim ve Mühendislik Esas Alınmalı: Acil Yapılması Gerekenler
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Ortaca Temsilciliği, afetlerin kader olmadığını, bilimi ve mühendisliği esas almayan politikalarda ısrarın sonucu olduğunu yineleyerek ivedi olarak yapılması gerekenleri sıraladı:
Ülke çapında güncel ve şeffaf bir yapı envanteri oluşturulmalı.
Kentsel dönüşüm rant odaklı değil, risk temelli bir kamu politikası olarak uygulanmalı.
Yapı üretiminin tüm aşamalarında (proje, imalat, denetim) mühendislik hizmetlerinin tam olarak verilebilmesi için yasal düzenlemeler yapılmalı ve sıkı denetlenmelidir.
Açıklama, 6 Şubat’ta yitirilenlere karşı sorumluluğun bugünden harekete geçmek olduğu belirtilerek, “Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır” uyarısıyla son buldu.

![]()
