SEÇİM SONRASI DALAMAN

Dalaman da seçim kesin olarak sonuçlanalı 3 haftayı geçti.

Bu yazıyı yazmak için biraz geç bile kalmış olabilirim. Biraz vatandaşların nabzını tutayım dedim. Moda deyimi ile demir biraz sıcak elimizi değdirmeyelim dedim. Ortalık biraz durulsun istedim.

Ak Parti 10 yıl aradan sonra Dalaman Belediyesini kazandı. Cumhur ittifakı adı altında kazandı.

Gelelim Ak Partiye ve Muhammet Karakuş’a. Ak Parti ilçe teşkilatı 2014 ve 2009’dan kalan riskli yönetimi terk ederek daha genç, dinamik ve pragmatik bir yapıya kavuştu. O güne kadar siyasette değişik kulvarlarda ve özellikle şahsi menfaatleri için siyaset yapan şahıs ve gruplar yerine kümülatif ve toptan siyasi menfaati varsayan bir grubun ve zihniyetin eline geçti. Parti teşkilatı hiç kimsenin olmadı ancak herkesin oldu. Olağan şüpheliler kapının dışında bekletildi. Onun dışında herkese kapı açık bırakıldı. Muhammet Karakuş ismi ile kendi ismi çok parlak olmayan ancak genç ve takım oyununa yatkın bir aktör ve etrafındakiler ile yeni bir soluk getirildi. Çok fazla her ses çıkarana eyvallah denmedi.  Ankara’daki güçlü iktidarın cazibesi ile yerelde güç toplandı. Özellikle bürokrasi bunun dışında kalamadı. Daire amirleri ve bürokratlar adeta parti için çalıştı. Mecburdular. Makamları vardı. Başta Kaymakamlık olmak üzere STK’lar ve bu güçlü üst yapıya sahip iktidar temsilcileri ile dirsek teması içinde bulundular. Hiçbir dönem hiç  bu kadar mevcut iktidarının memurları olunmadı. Muhtarlar da esen rüzgardan payını aldılar. Bu eşitsizlik siyaseti şu an Türkiye’de her yerde yaşanıyor zaten. Kendi gelirini kendi temin edebilen ve alternatif geçim kaynakları olan (turizm-seracılık-sanayi) gibi  bölgelerde bu siyaset çok nemalanmasa da maaşlıların bol olduğu (iç Anadolu gibi) Ak Partinin siyaset bürokrasisine hakimiyeti de ortada.

Dalaman da 5 yıl boyunca sosyal demokrat bir belediyeye bir tek eleştirel kelime bile kullanmayan bu grup seçim sürecinde de bu tavrını sürdürdü. Bekledi, bekledi ve sonucunu aldı. Seçime üç ay kala koltuğu yüzde yüz doldurmadığı aleni olarak kanaat önderlerince dillendirilen ancak zaman geçtikçe mevcutlar içinden en ehveni olarak arkasındaki saflar sıkıştırılan ve dolguları çoğaltılan Muhammet Karakuş koltuğa son dönem meydana getirilen heyelanların da etkisi ile ve karşısındakilerin acemi ve amatör seçim taktikleri sonucu oturtuldu. Hem de kendisine bahşedilen devasa boyutta bir fark ile. Sadece Karakuş’u o koltuğa oturtmakla kalınmadı. Çok konuşmayan, hiç eleştirmeyen Karakuş’a ilerideki çalışmaları için ortam hazırlandı. Siyasette bazı şahıslar Ak Partideki bu trollerin önemli bir çalışması ile son kullanma tarihlerini de doldurdular. Şarjörlerindeki son mermiler de harcatıldı. Şimdi önümüzdeki dönem olabilirse eğer iktidarın gücünü de hissederek bu Ak Parti akilleri ile vatandaşların talepleri arasındaki balans ayarı ,ile geçecek. Eğer İş-Kur gibi gündelik oyalanmalar ile bu halk tatmin olacaksa ne ala, ancak daha fazlası istenirse ve karşılanamaz ise ve bunun dışında üst düzeyde bulunan Ak Partililerin kişisel taleplerine usturuplu bir “dur” denilebilirse ne ala. Aksi takdirde kesişen bu çıkarlar keşmekeşinde ,olan Dalaman’ın genel taleplerine olur.

Gelelim Kaybedenler tarafına. CHP’li mevcut başkan son bir buçuk yıldır süren bir düşüş ile karşı karşıya idi. Özellikle sendika değişiminin getirdiği süreç onu yıprattı. Önce kendi evinde huzuru sağlayamayan yönetim anlayışı ile dalga dalga artan bu defetme ihtirası sonunda kendisini ciddi bir oy farkı ile gösterdi. 2009 da mevcut başkan gitsin de kim gelirse gelsin diyerek açık ara 3.partinin adayını koltuğa oturtan bitmişlik sendromu Muhammet Şaşmaz için de devreye girdi. Partiyi babasından miras sanan bir kitle ile bir türlü yenilenemeyen zihniyet, Muski’ye koyulan bir sürü işçi ile işi çözeceğini zanneden zihniyet, Muhammet Şaşmaz’ın aşırı özgüveni ve söz dinlemez, yer yer agresif tutumu ile bir yere kadar dedi. Asfalt ve parkenin gönüllere döşenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatan seçmen mecliste daha fazla oy vererek bunu da açık açık anlattı. Bireysel kırgınlıklar partisel kayba sebep oldu. Bir formen gibi sahada çalışarak, taş duvar ustasına dahi müdahale edecek kadar işin içinde olmak ve iftar yemekleri ile dualar okuyarak on binlerce yemek yedirmek te ihlas ve sevimli olmak için yeterli olmadı. Anlaşıldı ki yönetici olmak ve “idare “ etmek ayrı bir iş. Yine de dinamikleri itibarı ile CHP Dalaman da yine en büyük alternatif olacak ve ileride bu hata ve işleyişten ders çıkararak genç ve dinamik yeni bir nesli de kucaklayacak potansiyele sahiptir.2014-2019 deneyimi CHP’ye Dalaman da iktidar olabileceğini sağ seçmen ağırlığına rağmen bir kez daha göstermiş olarak anılacaktır.

Bir yıllık bir partiydi İYİ Parti. Adayı ise ittifak ihtimali ile 55 gün bekledi. Kalan kısa sürede oluşturulan meclis listesi ile seçime girdi. O zaman da belirttiğim gibi “amatörce” bir meclis listesi yapıldı. Henüz genel kimliğini oturtamamış, söylemlerini netleştirememiş bu merkez sağ partinin Dalaman daki adayı olan Dr.Sedat Kızıl ise ismi partinin önünde giden iyi bir seçenekti. Eğitimli, mutedil ve olumlu bir insan olarak siyasetteki yeniliğinin sonucu olarak 3.parti oldu. Hala buna rağmen önümüzdeki süreçte Dalaman için yaptığı olumlu söylemler ile bir alternatif olarak duracaktır. Ancak gerek partinin geleceği gerekse genel olarak Türkiye siyasetinin genel gidişatı bunu belirleyecektir. Dr.Sedat Kızıl centilmen tavrı ile Dalaman da seçimin olumlu bir rengi olmuştur.

Ak Partiden bir dönem hararetli bir belediye başkanlığı süreci yaşayan Dr.Beyhan Korkut ise Demokrat partiden aday olarak kişisel oyunu almıştır.Bir de diğer partilere kişisel kırgınlıkları olan bir kısım seçmenin oyu ile ciddi bir oy potansiyeli yaşamakla beraber, belki de siyasi hayatının sonuna gelmesini sağlayacak bir mağlubiyet almıştır.

Çok ayrıntılı olmamakla beraber Dalaman seçimleri ile ilgili değerlendirmem bu şekilde .Seçim sürecinde bu adayların hepsi ile dengeli bir yayın politikası izlemeye çalıştım. Hakkaniyet içinde kalmaya çalıştım. Görüldü ki artık yeni yüzlere ve yeni söylemlere ihtiyaç var.

Şimdi seçilen Dalaman Belediye Başkanı olan Muhammet Karakuş’u çok zor bir dönem beklemiyor. Kredisi çok. Başta Ak Parti İlçe Başkanı ve ilçe teşkilatı olmak üzere önemli bir siyasi desteğe ve ciddi bir fark ile de ciddi bir halk desteğine sahip. Elindeki en önemli koz ise seçimleri kaybedenlerin hatalarından çıkacak dersler. Zaten halkın ona verdiği misyon da el sıkışması, hal hatır sorması, halkın arasında bulunması, güler yüzlü olması. İşler bir şekilde yürüyor zaten.

Dalaman Belediyesi hayırlı olsuna gelen gidenlerle, çiçeklerle doldu taştı. Zannedersiniz ki Ak Parti Dalaman da 15 bin oy aldı. Bu cicim ayları ve balayı bitecek. İcraata döneceğiz. Hayatın gerçekleri ile yüzleşeceğiz.

Ben bu filmi defalarca izledim. Halk istiyor ki başkan bir şeye karar verirken istişare etsin, yapamasa da yapamam desin, bazen olmaz diyebilsin, ancak kalbimizi kırmasın, onu oraya biz oturtturduk, üç beş kişiye mum olmasın. Karar verebilsin. Olay kısaca bu.

Dalaman’ın seçimi Dalaman’a ,milletimize, ülkemize ve her birimizin, Dalaman da yaşayan insanların aileleri adına hayırlı olsun, güzel ve olumlu icraatlerle karşılaşırız inşallah. Başkana ve çalışma arkadaşlarına ve Belediye personeline kolaylıklar diliyorum.

Yorumlar (0)
Yorum Ekle