Yerel seçime 45 gün kaldı.
Meclis üyesi adayları ve sıralaması konusunda çetin mücadeleler sürüyor.
Günde en az 100 kişinin bana sorduğu bir soru var ,N’olur seçim ?
Bu daha başlamayan maçın sonucunu sormak gibi bir şey. Diyorum ki tamam teknik direktörler belli ancak sahadaki sporcular belli değil, meclisi görelim bakalım diyorum.
Adam meclise 2 kişi koyar, halkta da karşılık bulur, getirir 300-500 oy tüm dengeler altüst olur. Bazı sülaleler bu dengeleri bozabilir.
Zaman zaman eleştirsek te yerel siyaset böyle.
Sonra o sülalenin işsiz gençleri varsa işe girerler, yakın olanlar iş alırlar, nemalanırlar. Belediyede işleri yürü gider. Bu düzen böyle devam eder gider. Liyakatla seçim sizlere ömür.
Olan ortadaki daimi yabancı addedilen garibanlara olur. Lafa geldi mi, burada yaşayanlar bu memleketin adamıdır, ancak seçim zamanı filan sülale, felanlar denir. İyi koltuklar onlara tahsis edilir.
Ben tüm seçim bürolarını geziyorum. Tarafsızım ve en önemlisi bağımsızım. Bazen oraya buraya yamamak gayretinde olunsa da ortadayım. Lakin bizim yapabileceğimiz varsa yardımcı da oluruz.
Memleketin ali menfaatlerini düşünen çok fazla yok.
Herkes konuşurken, fikrini ifade ederken MIŞ gibi, MİŞ gibi yapıyor, farkındayım.
Liderler seçmenleri elde etmeye çalışıyorlar, ancak ortada tam tersi var, seçmenlerin önemli bir kısmı liderlerle oynuyor.
Zaman yaklaştıkça saflar belli olacak. Fauller olacak. Krizler olacak. Hatta bence sona doğru heyelan ve toprak kaymaları olacak.
Diyorum ki bana tabelayı sormayın, ancak olayları pozisyon çapında konuşabiliriz. Gidişatı değerlendirebiliriz.
Bir sonraki yazıda “basın” ya da “gazeteciler” olayların neresinde onu anlatacağım.
Kalın sağlıcakla.