Yerel seçime 50 gün kaldı.
Dalaman da 4 aday belirlendi. Şimdi sıra meclis üyeliği adaylığına geldi.
Belki de yerel siyasetteki en zorlu dönemeç te bu. Siyasi partilerin yerelde serbest bırakıldıkları ancak en çok zorlandıkları süreç meclis üyeliği adayları ve bunların hangi sırada olacağı meselesi. Bunların merkezden belirlenme ihtimali olmadığı için başta başkan adayı olmak üzere zurnanın zırt dediği yer burası.
Dalaman da nüfusa göre 2 si kontenjan olmak üzere 15 meclis üyesi çıkacak. Başkanlığı alan parti diğer iki kontenjanı da alacak. Yıllardır görüldü ki eğer başkan senin partinden değilse meclis üyeliği kimilerine göre birer angarya. 2014’den önce büyükşehir yasası yokken il genel meclisi üyeliği vardı. Mevcut başkan Muhammet Şaşmaz bir dönem önce il genel meclisi üyesi iken yaptığı çalışmalar ile belediye başkanlığına adeta orada staj yaptı ve bu imkanı bilinirlik ve siyasi çalışma açısından iyi kullandı ve az bir oyla da olsa başkanlığı aldı. Böyle düşünüldüğü zaman meclis üyeliği bir sonraki dönem başkanlığı düşünen siyasiler için iyi bir atlama taşı olabiliyor.
Meclis üyesi nasıl olmalı ya da seçeceklere tüyolar şöyle sıralanabilir.
Öncelikle iyi bir aile hayatı olmalı. Geçmişinde ahlaki ,adli ya da siyasi bir şaibesi olmamalı. İyi bir eğitimi ve iyi bir meslek erbabı olmalı. Başarılı bir ekonomik geçmişi ya da saygınlığı olmalı. Toplum içinde kabul gören “emin” ve “akil” bir kişiliğe sahip olmalı. Toplumun ekonomik ve sosyal açıdan tüm katmanları ile hasbihali ve geçmişi olmalı. Yaşadığı coğrafya ile ilgili olarak bir öngörüsü ve fikri olmalı. Mensubu bulunduğu siyasi parti ya da başkan adayından ziyade yaşadığı yere hizmet edebileceği izlenimini yaratmış olmalı. Ekonomik olarak doymuş ve mümkünse satın alınamayan karekterde , kanaatkar ve yardımsever olmalı. En önemlisi bu vasıfları ile oy getirebilir ve çalışkanca çalışabilir, ikna kabiliyeti yüksek olmalı. Genel geçer ölçülerde fiziki olarak ta toplum içinde kabul görebilmeli. Sözünü dinletebilmeli, işi ehline bırakabilmeli ve her şeyi ben bilirim ve “ben neymişim yahu” psikolojisinden de kurtulmuş, sağlıklı bir psiko sosyal kişiliğe sahip olmalı.
Ekstra talepler de şöyle; kalabalık sülalesi de olmalı, işe sokulacak bir dünya akrabası olmamalı, ekonomik ya da ranta yönelik şahsi talepleri olmamalı.
Şimdi diyeceksiniz ki böyle biri varsa ne işi var belediye meclisinde. Ağrısız başını niye ağrıtsın.
Başkan adayları bu vasıflara yakın insanlar arıyorlar. Peki bu meclis üyeleri seçildikleri takdirde bu eşsiz özellikleri ile neler kazanacaklar, ne yapacaklar.
5 yılda olağanüstüler hariç 60 meclis toplantısına katılarak ortalama birer saat çerez ve çay eşliğinde parmak kaldıracaklar. Komisyonlara girecekler. Üç kuruş oturum ve huzur hakkı parası alacaklar. İktidardan ya da muhalefetten olsalar da bazı eşi dostu işe sokabilecekler, bazı işleri daha hızlıca halledebilecekler.
Bunlar hep yaşandı ve yaşanmaya devam edecek.
Meclis üyelerinin belirlenmesi ve sıralanması partilerde ciddi rahatsızlığa yol açacak gibi görünüyor. Umarım işinin ve aldığı görevin öneminin farkında bir meclis ile karşılaşırız. Dalaman’ın ileriye dönük bir vizyona sahip olması açısından bu çok önemli.
Çok iyi bir teknik direktörünüz olabilir ancak iyi bir takıma da ihtiyacınız var. Bakalım, göreceğiz.