DALAMAN DA SİYASETİN MATEMATİĞİ

Bir nisana 60 gün kaldı.

Bilindiği gibi 2014 yerel seçimi Dalaman da VAR sistemine gitmişti diyebiliriz. Yani bir gecede sabaha kadar üç konvoy. Resmi olarak 26 gün sonra kıl payı bir farkla neticelenen seçim.

İnanıyorum ki Dalaman da siyasetin bir matematiği var. Keza matematik üzerinde tartışılmayan bir bilim. Dalaman da üzerinde daima tartışma olacak siyaset ile matematiği nasıl birleştirdik, hayret.!

Biraz anlatayım.

Dalaman da 5 dönemde 5 ayrı siyasi partiden belediye başkanı. Süleyman Camuzcuoğlu ile DYP, Şevket Durmuş ile ANAP ,Dr. Beyhan Korkut ile AKP, Sedat Yılmaz ile MHP, Muhammet Şaşmaz ile CHP. Kanalizasyon getirisi ile Şevket Durmuş’a verilen 2 dönem hariç, beş dönem beş parti.

Bazen iktidardan bazen muhalefetten belediye başkanı seçildi.

1967 yılında kurulan 52 yıllık belediyede bu siyasi çeşitliliğin ana sebebi sosyal açıdan Dalaman seçmen kitlesinin henüz bir standardı olmadığını gösteriyor.

Dalaman nüfus yapısının ve etnik yapısının göçlerle oluşan karmaşası ile toplum içinde henüz akil insanları oluşmadı. Ya da mevcut “ilk gelenler” buna fazla izin vermiyor. Bakınız belediye meclisinin köken yapısına, sonra bakınız nüfusun doğum yerlerine, birbirine uymuyor. Aynı temsil adaletini mecliste göremiyoruz. Sülaleler ve akrabalık bağları, daha üst düzeydeki ilçe olunmasında bir nevi engel oluşturuyor. Olayın bu yönünü gerekirse konuşuruz ileride.

Ondan sonra, bunca doğal güzellik ve toplumsal ranta rağmen elit bir kitlenin öngörüsü ile trene de teleferiğe de başka türlü bakabiliyoruz. Oysa Alaçatı, Şirince, Göreme, Sandıklı gibi çok daha dezavantajlı ilçeler bunları yetkin insanları ile aşabiliyor.

Birisine bölüyorsun deniyor, o da bölmeyi pek bilmem ancak çarparım diyor. Bir diğeri ben adamın karekökünü alırım derken ,diğeri ben sadece toplama çıkarma bilirim diyor. Ancak mevcut başkanın “siyaset pek matematik dinlemez” sözünü diğer hepsi de kabul ediyor.

BU sadece üslup meselesi.

Birisi iyi bir meclis olsun diyor, diğeri meclis güçlü olursa başkan rahat çalışamaz diyor, diğer biri de meclis neymiş, ben profesyonellerle çalışacağım, diyor, öbürü de Ankara var sağ olsun orası halleder diyor. Küçük söylem farkları ile durum böyle.

Demek ki neymiş lidere bakacağız. Bu matematikten çıkan sonuç bu.

Filan partinin oylarını filan kişi böler, o zaman ittifakın dışlanmış sanılan parçasının şu kadarı buraya gider, oradan kopan buraya sığınır, filandan zılgıtı yiyen falana kayar gibi adeta kayak sezonuna denk gelen seçim arifesinde heyelanlara da rastlanabilir, doğrudur.

Oysa üslupları da biraz toparlayıp, propagandayı  mevcut seçmeni kuzu gibi görmekten , onları birer rakam ve sayı gibi görmekten vazgeçip, projeler ve bu projeleri yapabilirlik üzerine inşa etmek ve insanların önünde buna dair kelimeler sarf etmek lazım.

Seçimi matematikten fazla anlamayan ancak mutedil, sakin ve yeterliliğe bakan seçmen belirleyecek gibi görünüyor kanaatimce.

Daha henüz siyasi propagandanın başında sayılırız, Çok şey değişecektir. Bizim de söylemlerimiz zaman içinde askıda kalabilir. Aslında sosyal medyada çok fazla yorum yapmayan, fikrini fazla dile getirmeyen, ancak olayları ve gelişmeleri “yetkin” bulduğu kişi ve kanallardan “ sakince” takip eden önemli bir kitle belirleyici olacak. Tribünler hınca hınç dolu olabilir ancak gol izlemiyebilirsiniz. Biraz öyle olacak gibi görünüyor.

Eğer bir tahmin gerekiyorsa tribünde sessizce ve sakince oturan kale arkası tribünü, protokol tribününden de etkili olarak sonucu belirleyecek. İşte ben buna dikkat ediyorum. Buna bakacağım. Bunları anlamaya çalışacağım.

Ondan sonra kimin matematiği kimin coğrafyası kimin sosyal bilgileri iyiymiş anlayacağız.

EMİTT Turizm fuarı için İstanbul’a gidiyorum. Kalın sağlıcakla.

Yorumlar (0)
Yorum Ekle